Bu sitede mevzuata uygun çerezler (cookies) kullanıyoruz. Daha fazla bilgi için tıklayın.

İlk Arkadaşım

Yazar admin 27/11/2017 0 Yorum

Geriye dönüp baktığınızda hatırladığınız en mutluluk verici ve eski anınız nedir? Bu soruya cevap verecek kişilerin büyük bir kısmı ilk bisikletine sahip olduğu çocukluk zamanlarını söyleyecektir. Peki, neden?

 

Bisiklet, bir çocukluk hayalidir. Kırmızı, sarı, mavi fark etmez. Tekerleklerinde boncuklar asılı, pırıl pırıl parlayan bir bisiklet bir çocuk için rüyanın hayat bulmuş halidir. Peki, nedir bisikleti bu kadar özel kılan ve geriye dönüp baktığımızda hatıralarımızda en güzel yerlerde duran sebep? Cevabı aslında bir hayli basit; özgürlük. Bisiklete sahip olmak, özürlüğü eline almaktır. Bisiklete binildiğinde rüzgar saçları okşar, yollar, sokaklar film şeridi gibi akar. Tüm yollar bizimdir bisiklet kullanırken, tüm caddeler, tüm sokaklar... Rüzgar bizim için türkü söyler, yağmur bize yağar. 

 

Bisiklet kullanmak, ilk çocukluğumuzdaki zihinsel alanımızı genişletir. Bize, bağımsızlığı öğretir. Bisiklete sahip olmak aynı zamanda ilk tamir deneyimlerimize ev sahipliği yapar. Tekeri sönen bir bisikletin tekerini pompalamak, karışan zinciri yağlara bulanarak yerine takmak… Dünya için küçük ama bir çocuğun geniş ufku için büyük adımlardır bunlar. Sabah uyanır uyanmaz bisikleti güzelce silmek, zilini sokaklarda şıngırdatmak hep özeldir çocuk için, hep güzel.

 

Bisiklet, ilk arkadaştır. Uzun yollarda yol arkadaşı, boş caddelerde ziliyle şıngırdayan güzel sesli bir dost… Bir çocuğa bisiklet almak aslında ilk gerçek arkadaşını hediye etmektir. Çünkü bir bisiklet, hiçbir zaman yalnızca bir bisiklet değildir.

 

Bir bisiklet; ilk çocukluk anısı, özgürlüğün ilk adımı ve ilk arkadaştır...

Yorum Yazın